Girdev – Orioanda:
AR20 ve AR21 numaralı ara rotalar ile bağlantılı olan bu rotanın ilk durağı Tezlibeli ve Sıçak Yaylası üzerinden ulaşılan Girdev Yaylası’dır. Doğa Derneği tarafında ÖDA (Önemli Doğa Alanı) olarak belirlenen alanda 1.800 m irtifada bulunan Girdev Gölü’nde 128 kuş türü gözlemlenmiştir. Göl, nesli tehlike altındaki az sayıda Turna (Grus grus) kuşunun üreme alanıdır. Antik Dönem’den beri yayla olarak kullanılan alanda yazlık yerleşim alanı Kerdebota’nın kalıntıları bulunur. Kerdebota ismi Osmanlı Dönemi’nde Kirdüve’ye dönüşmüş günümüzde ise Girdev halini almıştır. Genellikle düzgün zeminli toprak yollardan oluşan rotanın zorluk derecesi uzunluğu ve irtifa sebebi ile 4 olarak belirlenmiştir. Bu uzun ve zorlu rota yayla kültürünü yakından deneyimleme olanakları sunar. Kamp işletmesi ve çadır ile konaklama imkanı olan Girdev Yaylası gökyüzü gözlemi ve kuş gözlemi için de olanaklar sunar. Likya’nın önemli kentlerinden biri olan Oinoanda Antik Kenti’ne rotadan ayrılarak GPS kayıtlarında bulunan izi takip ederek bir saatlik bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Rota AR22-19 numaralı tabela ile Seki’de AR17 numaralı ara rotanın sonuna bağlanır.
Oinoanda: Likya’nın Kuzey sınırında 1400 m yüksekliğinde korunaklı bir tepede bulunan kentin MÖ II. yüzyıldan önceki tarihi detaylı bilinmese de, Hitit metinlerinde geçen şarabı-üzümü bol anlamındaki Wianawanda kenti ile eşitlenir. Bu isim Helenistik dönemde Yunanca etkisi ile Oinoanda şeklini almıştır. Bugünkü yerinde Termessos’lu kolonistler tarafından kurulduğu bilinen Oinoanda bağımsız bir kent devletiyken, Kibyratis kentleri Kibyra, Boubon, Balbaura ile kurulan Tetrapolis birliğinde yer almış. MÖ 84 yılında bu birlik Romalı Komutan Murena tarafından dağıtılınca Boubon ve Balbaura ile birlikte Likya sınırlarına dahil edilmiş ve Likya birliği üyelerinden biri olmuştur. Roma Dönemi’nde zenginleşerek büyüyen kentte, Helenistik dönem özellikleri gösteren sur duvarları haricinde görünen yapılar Roma Dönemi yapılarıdır. Bizans Dönemi’nde Myra metropolitliğine bağlı küçük bir kent olarak varlığını sürdürmüştür.
Diogenes Yazıtı: Oinoanda yurttaşı filozof Diogenes’in Epikuros Felsefi söylevini içeren yazıtı, bilinen Yunanca yazıtların en uzunudur. Bugün yıkılarak yok olmuş yazıtın yapılan araştırmalar ile 304 adet blok veya parçası tespit edilmiş ve koruma altına alınmıştır. Tamamının 25.000 kelimeden oluştuğu düşünülen yazıtın, kentin esplanesi (gezi yolu) üzerindeki 80 m. uzunluğunda 3.25 m yüksekliğinde bir duvarda yaklaşık 260 m² alan kapladığı hesaplanmıştır. Bulunan bloklar yazıtın %30’luk kısmından biraz fazladır ve tercüme edilerek yayınlanmıştır.
Tiyatro: Erken dönem özellikleri gösteren tiyatronun oturma alanı 21 sıralıdır ve 12 ışınsal yol ile ayrılmıştır. Sahne binası ayakta olan 1.800 kişi kapasiteli tiyatro MS 141 depreminde hasar görmüş ve onarılarak kullanılmaya devam edilmiştir.
Licinnii Ailesi Anıt Mezarı: Kentte bulunan en görkemli anıt mezardır. Surların yakınında bugün sadece dağınık haldeki blokları görülebilen anıt mezarın üzerinde Aristokrat Licinnii ailesinin 12 kuşaklık soyağacı okunur.
Kente su sağlayan su kemerleri, hamam yapıları, agora, şehir surları ve daha birçok tanımlanmamış yapı görülebilecek diğer kalıntılardır.